Aydın Tümen, Parlamento Haber'e konuştu.

Bülent Ecevit’in Başbakan olduğu 56. Hükümet'te Devlet Bakanı olarak görev yapan ve geçtiğimiz günlerde DSP Genel Başkanlığına aday olduğunu açıklayan Aydın Tümen, Parlamento Haber'e konuştu. 

DSP Genel Merkezi'ne seslenen Tümen, "Hayırsız evlatlar… Kaynak yaratmıyorlar, partiye ait malvarlıklarını satıyorlar." dedi.



İşte o çarpıcı röportaj:

"BENİM ADAYIM, AYDIN TÜMENDİR"

(27 Kasım2016 Olağanüstü DSP Kurultayı hakkında: Çekildi mi, vazgeçti mi?) Bazı DSP İl Başkanları aday olmam konusunda teklif getirdiler. Parti’nin yeniden derlenip toparlanması için üzerimde bir baskı oluşmaya başladı. Balıkesir İl Başkanımız “Benim adayım Aydın Tümen’dir.” şeklinde açıklaması oldu. Ben de bunun zamansız olduğunu ifade ettim. Öncesinde kendinizi tanıtmanız, projelerinizi ifade etmeniz, niyetlerinizi ve görüşlerinizi paylaşmanız gerekir. Ayrıca il başkanlarından onunuz bir deklarasyonun altına imza atarsınız, ben de bunu görürüm ve karar veririm. DSP’nin en büyük handikapı ve bir siyasal partinin en hazin sonu, seçime girebilme yeterliliğini kaybetmiş olmasıdır. YSK, DSP için seçime girebilme yeterliliğinin olmadığına karar vermiştir.

"ECEVİTSİZLEŞTİRİLMİŞ DSP"

Doğrudan Genel Merkeze ve Genel Başkan’a çağrıda bulunuyorum. 26 Mart’ta Balıkesir Edremit’deki toplantımızda söyledim. 2016’daki gibi adaylıktan vazgeçme olmayacak. Genel Merkeze çağrıda bulundum,olağanüstü kongreyi toplasınlar diye. Seçimli kurultay çağrısı yaptım. 16 Nisan’dan sonraki ilk hafta içinde bunu açıklamaları yönünde bir çağrım oldu. Edremit’teki toplantımıza yaklaşık bin beş yüz civarında katılım vardı. Parti tabanında oluşan heyecanla bu sayı çığ gibi büyüdü. Toplantı mekanının kapasitesi, il’e olan uzaklık nedeniyle arkadaşların taleplerini karşılayamaz olduk. Ülkenin diğer illerinden gelmek isteyenler oldu. Biz de siz gelmeyin, biz oraya geliriz dedik; yerel toplantılar yaparız. Bu tip olaylar partiye de faydalıdır; heyecanı harekete geçiriyor, çarklar yeniden dönmeye başlıyor. Ümidi kesilmiş insanlar yeniden umut etmeye başlıyor. Toplantımıza gelen partidaşlarımız, Ecevitsizleştirilmiş DSP’den şikayet ediyorlardı. Bu ruhun yeniden kazanılması yönünde istek vardı.

"HAYIRSIZ EVLATLAR..."

Parti’nin kaynakları tükenmiş durumda. Bu durumda Genel Merkez, partiye ait malvarlıklarını satma yoluna gitti. Bazı il başkanlarımız bu durumu haklı olarak kabul etmedi. İtiraz ettiler. Parti merkezi yanlış bir karar aldı. Koltuklarını terk etmemek, varlıklarını devam ettirmek için, parti malvarlıklarını sattılar. Ankara ve Karabük’te, partiye ait bina ve daireleri satışa çıkardılar. Altmış, yetmiş civarında araç satılmış. Minibüs filosu vardı; satılmış. Tüm bunları parti içindeki iktidarlarını sürdürmek için yaptılar. Hayırsız evlatlar… Kaynak yaratmıyorlar, partiye ait malvarlıklarını satıyorlar.

"1985 RUHU"

Parti söylemsiz kaldı. Her siyasi partinin bir duruşu vardır. Duruşsuz kaldı. Kimliğini yitirmeye başladı. Günün ihtiyaçlarına uygun politikalar geliştiremedi.1985 ruhuna uygun söylemler yapılmalı. DSP’de durum, günlük söylemlerle idare edildi. Oysa ki, amacı insanlara umut yaratmak, siyasetçinin görevi bu umudu halka ulaştırmaktır. DSP’nin bugün içinde bulunduğu durum, “umutsuzluğun” çok açık göstergesidir. Siyasal partiler yaşayan bir organizma gibidir. Beslemek için ona ihtiyacı olanı vermek durumundasınız. Vermezseniz zayıflar. Kitlelere de umut vermezseniz, bu defa parti içinde çatışmalar başlar. Ne yazık ki, Genel Merkez, şu anda çatışmacı bir söylemi benimsiyorlar. Sadece kendi il ve ilçelerindeki seçimleri kazanarak, koltuk kaygısına düştüler. Kaçınılmaz olarak bu canlı organizmadan kopuşlar başlar. Genel Merkez, birlikte çalışmak yerine, çatışmayı tercih etti. Koltuğunu kaybetmekten korkan insanlar, bulundukları kurumlara da zarar veriyorlar. Seçimlerde 30 bin oy alındı; çöküş tamamlanmış oldu. 

"1985 FELSEFESİNİ HAKİM KILMAK"

Bir genel başkanın asli görevi, partiyi il il, ilçe ilçe örgütlemek ve her an hazır halde tutmaktır. Sıkı örgütsel çalışmalar yapmak, ve partinin politikalarını belirlemek bir genel başkanının asli görevleri arasındadır. Parti’de 1985 felsefesini hakim kılmak da DSP Genel Başkanı’nın asli görevidir. Onun görevi partiyi yeniden ayağa kaldırmak, onu işler hale getirmektir. Bundan sonraki görevimiz, insanları toparlamak, sağlıklı örgütlemeler yapmak, üyelerimize umut aşılamaktır. Ayrışmacı dil yerini dayanışmacı bir dile bırakmalıdır. Bizim işimiz, parti içi kavga değil, 2002’de teslim ettiğimiz iktidarı geri almaktır.

"ULUSAL EGEMENLİK MUHAFAZA EDİLMELİ"

Benim tercihim, ulusal egemenliğin muhafaza edilmesi, parlamenter sistemin sürdürülmesi yönündedir. Milli egemenlik, asla bir kişiye, bir zümreye devredilemez. Meclis güçlü bir şekilde yaşamak zorundadır. Bu sistemin düşmesi demek parlamenter monarşiye geçiş demektir.

"BEN BU PARTİDEN İHRAÇ EDİLDİM"

(Merkez Parti'ye yapılan FETÖ soruşturması hakkında) Evet, Genel Başkan Yardımcısıydım. Çorum Barosundan Ahmet Ünal bey –Abdürrahim Karslı’nın avukatı- telefonda görüştüm. İyi bir Atatürkçüdür. Atatürkçü biri, Abdürrahim Beyin avukatlığını yapıyor. Bu davayı üstleniyor. Abdürrahim Bey, 2009 yılında bir öğrenciye burs veriyor, ve Bank Asya’dan hesap açtırıyor. Suçlandığı tek konu bu. Bu bir Ergenekon torbasıdır.Kendilerine karşı muhalif kim varsa yaftalamak işleridir. AKP iktidarının özelliği bu.

Merkez Parti hikayesi şudur: Ben DSP’den istifa edip Merkez Parti’ye katılmış biri değilim. Ben bu partiden ihraç edildim. 2005 yılında Genel Başkanımız Ecevit’in bir sözü vardı, Düzgün, muhalif insanlar bir araya gelip bir çatı oluşturmalı. Muhalefet bir araya gelmeli: merkez soldan ve merkez sağdan… AKP’ye alternatif yaratılmalı. Bu, teorik olarak olacak bir işti, ama pratikte gerçekleşmedi.

"ÖNDER AKSAKAL, MASUM TÜRKER..."

(Önder Aksakal ve Masum Türker hakkında) Öncelikle bu arkadaşlarımız benim Merkez Parti serüvenimi sorguluyorlar. Ancak bunu yapabilmeleri için kendi siyasi geçmişlerine bakmak durumundadırlar. Bu arkadaşların politik özgeçmişlerine baktığımızda hep iktidara oynadıklarını, güçlünün yanında olduklarını görürüz. Masum Türker, 89’da ANAP Belediye Meclis Üyesidir. Daha sonra DYP’den 7. Bölge milletvekili adayı oldu; seçilemedi. 99’da DSP’den milletvekili oldu. Her zaman iktidara oynar. Türker, daha sonra, Bedrettin Dalan’ın Genel Başkanı olduğu Demokrat Merkez Parti’nin Basın ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. Önce bir kendi duruşlarını test etmeleri gerekir. Ben DSP’den ihraç edildim, istifa etmedim. Önder AksakalYıllarca ANAVATAN’da siyaset yaptı. 99’da DSP’den milletvekili adayı oldu, son sıralardan; seçilemedi. Bu arkadaşımız da hep iktidara ve güce oynar. İlk önce kendi özgeçmişlerine bakmalıdırlar. Bu arkadaşlara söyleyeceklerim budur.

Tümen, 26 Mart'ta Balıkesir Edremit'te Genel Başkan adaylığını açıklamıştı:

Tümen, 26 Mart'ta Balıkesir Edremit'te Genel Başkan adaylığını açıklamıştı:

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları