Her yeri yağmalayan AKP ve kadroları sonunda kamu bankalarınıda sıfırladı.Kamu bankaları Varlık fonuna devrediliyor.

Bakanlar Kurulu kararı ile Varlık Fonu'na aktarılan Ziraat Bankası'nı, diğer kamu bankları Halkbank ve Vakıfbank takip edecek.

Çanakkale Köprüsü ve Kanal İstanbul projesine de buradan finansman sağlanması amaçlanıyor.

Bakanlar Kurulu’nun 24 Ocak’ta yaptığı toplantıda, aralarında Ziraat Bankası, PTT, BOTAŞ, Borsa İstanbul, Türksat gibi büyük kamu kuruluşlarının sessiz sedasız Varlık Fonu’na devredilmesinin kararlaştırıldığı ortaya çıktı. Karar, Resmi Gazete’nin bugünkü mükerrer sayısında yayınlandı.

Ziraat Bankası’nı diğer kamu bankaları Halkbank ve Vakıfbank’ın takip edeceği ve bu iki bankanın da Fon’a aktarılacağı belirtiliyor. Söz konusu iddianın sahibi ise Sabah gazetesinden Dilek Güngör. 27 Ocak Cuma günü yayınlanan Güngör imzalı ‘Kamu bankaları fona mı devrediliyor?’ başlıklı yazıda, bu konuda şu bilgelere yer veriliyor:

“Bunu da nereden çıkardın demeyin.

Gelin anlatayım…

Hatırlarsınız, TVF, 50 milyon TL sermayeyle yola çıktı. Uzun vadede büyüklüğünün 200 milyar dolara ulaşması için yeni kaynak yaratması gerekiyor.

Bunu nasıl yapacak?

Yöntemlerden birisi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bünyesindeki bazı kuruluşların TVF’ye geçmesi… Geçtiğimiz günlerde Milli Piyango İdaresi ve lisans hakkı TVF’ye devredildi.

Devri planlanan diğer şirketlerle ilgili çalışma yapıldığı kulağıma geldi.

Biraz araştırınca Halkbank’ta konunun enine boyuna tartışıldığını öğrendim…

Halkbank’ın yüzde 51 hissesi Özelleştirme İdaresi’nde, kalanı halka açık. Bu hisselerin TVF’ye devredilmesi için hukuki altyapıya bakılıyormuş. Keza sermayesinin tamamı Hazine’ye ait olan Ziraat Bankası ve çoğunluk hissesi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde olan Vakıfbank’la ilgili de böyle bir karar alınabilir.

Devirler ne işe mi yarar?

Düşünün, kamu bankaları 2017’de bütçeye 5.3 milyar TL’lik temettü geliri aktaracak. Bu parayla Çanakkale Köprüsü’ne finansman sağlanabilir.

Kanal İstanbul projesinin yarı maliyeti karşılanabilir.

Üstelik, bankalar Hazine’nin ağır bürokrasisinden kurtulup özel sektör mantığıyla çalışan bir patrona kavuşur.”

‘ÇİFTLİK GİBİ KULLANILACAK’

Ekonomist Uğur Gürses ise kamu kuruluşlarının Fon’a devredilmesini ‘hukuk dışı bir uygulama’ olarak nitelendirdi.

Kararı, T24’e değerlendiren Uğur Gürses, Fon’a devredilen kamu kuruluşlarının ‘çiftlik’ gibi kullanılacağını belirterek, şu eleştirilerde bulundu:

“Eskiden Hazine’nin mal varlığında olan kurumlar özelleştirme idaresi kanalıyla satılıyordu. Geliri yine hazineye geliyordu. Şimdi KHK ile hazinenin mal varlığındaki kuruluşlar, varlık fonuna devredilebiliyor. OHAL koşullarında KHK çıkarma yetkileri var, ancak bunun OHAL ile ilgisi yok. Hukuk üstü bir uygulama. Bu kuruluşlar Meclis’in bütçe denetiminin dışına çıkarılmış oluyor. Anlamsız, yani, dediğim gibi hukuk dışı bir uygulama. Karar o kuruluşların çiftlik gibi kullanılması anlamına geliyor. Patronaj Hazineden Varlık Fonu’na geçirilmiş oldu. Dolayısıyla hukuk dışı bir yolla geçiriliyor. Meclis’in kanun yapma yetkisiyle yapılmış bir uygulama değil.”

‘BÜTÇE DIŞINA ÇIKARTILIYOR’

Duvar’a konuşan Prof. Dr. Aziz Konukman da, “Ağustos ayındaki bir torba yasayla aralarında TRT, PTT gibi kamu kuruluşlarının da bulunduğu 100’ün üzerindeki devlet kurumunun Özelleştirme İdaresi’ne devri gündeme gelmiş, ‘vatan satılıyor!’ eleştirileri üzerine bundan vazgeçilmişti. O zaman vazgeçildi ama Varlık Fonu kurulduktan sonra bunun olacağı belliydi. Varlık Fonu bunun için kuruldu zaten. Bugün yapılan da budur” diyor ve ekliyor: “Yakında kamu özel ortaklığı yatırımları (şehir hastaneleri vb.) ile mega projeler (3’üncü Köprü vb.) de burada toplanacak. Bunlar bütçenin içinde gösterilse muazzam bir yük demek. Bütçe dışında görünecek. Burada Sayıştay denetimi de yok. Hepsinden daha tehlikelisi Varlık Fonu tıpkı Hazine gibi iç ve dış borçlanma da yapabilecek. Hazine varken ne gerek var buna?”

BUGÜNE NASIL GELİNDİ?

Başbakanlığa bağlı, ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştu.

Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere de Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulmuştu.

FONUN YÖNETİMİ

Şirketin 50 milyon lira olan kuruluş sermayesi, Özelleştirme Fonu’ndan karşılanacak. Tamamı ödenmiş olan bu sermayeyi temsil eden paylar Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ait olacak ve şirketin hisse senetleri nama yazılı olacak.

Şirketin en az 5 kişiden oluşan yönetim kurulu, başkan ve üyeleri ile genel müdürü başbakan tarafından atanacak.

Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi ile bağlı şirket veya iştirakleri ile fon ve bünyesinde kurulacak alt fonları kapsayan 3 yıllık stratejik yatırım planı yönetim kurulu tarafından hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunun onayıyla yürürlüğe girecek.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları