Erdoğan ve AKP için iktidar kapılarını açan NEO-CON isimler Cumhuriyetçi Başkan Trump'a Erdoğan hakkında sundukları raporda " Artık müdahale zamanı " dediler.

rkiye ile ilgili raporlarıyla bilinen Bipartisan Policy Center'ın (BPC), Donald Trump için hazırladığı raporda 'ABD ve Türkiye ilişkilerinin ABD’ye stratejik bir fayda sağlaması artık pek mümkün değil' saptaması yapıldı. Raporu hazırlayan ekipte ABD’nin eski Türkiye büyükelçileri Morton Abramowitz ve Eric Edelman’ın yanı sıra eski CIA'cı Henri Barkey de bulunuyor.

Erdoğan’ın darbe girişiminden bu yana Amerika ve Batı karşıtı söylemlerini iyice arttırdığı belirtilen raporda “Avrupa ve ABD’nin Türkiye’ye yönelik en önemli jeopolitik tehditleri oluşturduğu konusundaki yaygın komplo teorisini daha da büyütüyor” dendi. 

Mit: Erdoğan, ABD birlikte çalışabileceği veya yatıştırabileceği güçlü bir adam

İtiraf: El Sisi ve 1980 darbesinin mimarları ile yakın ilişkiler

Washington’un Erdoğan ile Mısır’da Abdülfettah El Sisi ile ya da 1980 sonrası askeri cuntası ile olduğu gibi karşılıklı fayda sağlayan işlevsel bir ilişki kurabileceği düşüncesinin yanlış olduğunu belirten belgede “Erdoğan’ın örneğin ABD’nin kendisine bir darbe hazırlamış olduğu konusundaki samimi inancı onun Amerika karşıtı fikirlerinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor” deniyor.

Mit: Washington Ankara’ya, Ankara’nın Washington’a duyduğundan fazla ihtiyaç duyuyor

Şu anda ABD – Türkiye ilişkilerini destekleyen tek amacın IŞİD olduğunu öne süren raporda “Fakat işin ilginç tarafı Washington, IŞİD karşıtı planları konusunda Türkiye’nin desteğini Türkiye’nin insan hakları ihlallerine susarak bile alamazken Türkiye’nin Suriye Kürtleri konusundaki kırmızı çizgilerini aşsa da şu ana kadar önemli bir dirençle karşılaşmadı” deniyor. 

Mit: Otoriter bir Türkiye en azından istikrarlı olur

“KIRILGAN DEVLET”

Raporda  “Türkiye’nin şu anda kırılgan bir devlet haline gelme riski var. Ülkenin zayıflığının devam etmesi ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarına engel olabilir” deniyor. Darbe girişimi sonrasında istikrarsızlaşma yaşandığını belirten raporda “Darbe girişimi sonrası orduda, bürokraside veya eğitim sektöründe yaşanan tasfiyeler dikkatle yapılsa bile kızgınlık yaratabilir, toplumsal ayrımları körükleyebilir ve ciddi ekonomik rahatsızlıklar yaratabilir” deniyor.

Türkiye’de darbe sonrası oluşan birlik ruhunun çatırdamaya başladığını iddia eden raporda PKK ile savaşın yoğunlaşmasının, IŞİD’in Türkiye’ye yaptığı saldırıların sürmesinin ve kademe kademe artan ekonomik çöküşün bu çatırdamayı hızlandırdığı söyleniyor. 

WASHINGTON’UN MÜDAHALE ETMESİ GEREKEBİLİR

Raporda “Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu gittikçe derinleşen tehditler göz önüne alındığında Washington’un eninde sonunda Türkiye’nin istikrarını sağlamada bir rol oynaması gerekebilir. Bu da Washington’un büyüyen siyasi, ekonomik tehditler ve güvenlik tehditleri karşısında Türkiye’yi istikrarlı hale getirmek için planlı bir çaba göstermesini gerektirecektir. Bunu ülkeyi istikrarsız hale getirmekte herkesten çok payı olan Erdoğan’ın iktidarını güçlendirmeden yapmak da ciddi bir zorluk” deniyor.

Rapor, en kötü durumda ise demokrasinin bir gün Türkiye’ye dönebilmesi için Erdoğan’ın en kötü dürtülerini kontrol altında tutarken Türkiye’nin kaosa sürüklenmesini önlemek için zaman zaman onunla birlikte de çalışılması gerektiğini söylüyor.

Washington’un bunu yapabilmek için Türkiye demokratik olmadığı sürece ekonomik ve kültürel işbirliğini masaya getirmeyeceğini bildirmesi gerektiği de raporda ifade ediliyor.

Rapora göre yeni ABD yönetimi hem ABD’nin çıkarlarını korumak hem de Türkiye’nin istikrarını ve bir gün demokratikleştirilmesi ihtimalini sürdürmek için Türkiye’nin NATO üyesi olarak kalmasını sağlamalı.

TRUMP YÖNETİMİNE TAVSİYELER

Raporda ABD – Türkiye ilişkilerinin bu yeni döneminde Trump yönetimine beş kritik tavsiyede bulunuluyor:

1) Gülen’in iadesi davasına siyasi olarak karışmayın

Rapor, “Ankara Washington’a Gülen’in iadesi karşılığında ne gibi sözler verirse versin Gülen’in iadesi mevcut durumda ABD’nin Türkiye ile ilişkilerine zarar veren dinamikleri daha da kötüleştirecek” diyor. “ABD’nin örnek olması ve hukuk devletinin nasıl işlediğini Türkiye’ye göstermesi gerekiyor” ifadelerinde bulunuyor. Raporda ayrıca “Gülen verilirse Ankara Rıza Zerrab’ın yargılanmasının sonlandırılmasını ya da iadesini de talep edebilir” deniyor.

2) İncirlik hava üssüne alternatif arayarak baskıyı arttırın

Rapor, yeni yönetimin Türkiye’nin otoriter rejimle istikrarsızlaştırılmasını önlemek için Ankara üzerindeki baskısını arttırması gerektiğini savunuyor. Raporda “ABD 50 yıldır ‘istikrarlı ve dost’ bir ülkede bulunduğu için Türkiye’deki İncirlik hava üssüne oldukça bağımlıydı. Bu durum artık değiştiği için askeri planlama da buna uyum sağlamalı” deniyor. Rapor ABD’nin İncirlik’in alternatiflerini araştırması gerektiğini söylüyor.

3) Ankara’nın Türkiye ve Suriye’deki Kürt çatışmasını kontrol altına alın

Raporda “Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tüm tehditler arasında Türk hükümeti ile PKK arasındaki çatışma ülkeyi doğrudan istikrarsızlaştırma ve IŞİD’i güçlendirme potansiyelini en fazla taşıyandır” deniyor.

YPG – PKK İLİŞKİSİ İTİRAFI

Ankara’nın PKK ile çelişkisinin Suriye’de hissedilebildiğini söyleyen raporda “PKK ile bağlantılı olan YPG, IŞİD’i geri püskürtebilecek ve IŞİD’in başkenti Rakka’yı alabilecek en etkili savaşçı grup olmaya devam ediyor. Fakat Ankara kızdıkça ve Suriye Kürtleri üzerinde anlaşılan kırmızı çizgileri aştıkça geri tepme ihtimali artıyor”deniyor.

Rapor, “Washington tam desteğini birine vermek için ne Türkleri ne de Suriyeli Kürtleri feda edebilir. Bu konuda herhangi bir söz vermek iki grubun arasında doğrudan çatışma çıkma ihtimalini arttıracak ve bu nedenle Washington’u yeni müşterisi ile eski ortağına karşı savaşa girmeye zorlayabilecek imkansız bir durum yaratacaktır” deniyor.

Washington’un sadece Rakka konusundaki planlarını devam ettirmenin çekiciliğine kapılabileceğini ifade eden rapor, “Fakat bu Suriye’deki Kürt sorununu Türkiye ile ilişkileri korumak için halının altına süpürürse bu sadece Güneydoğu Anadolu’da bir etnik savaşı patlatmaya yardımcı olur” diyor.

4) NATO’nun Türkiye’nin toprak bütünlüğüne bağlılığını koruyun

Raporda 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini düzelttiği belirtilirken, “Suriye’de Beşar Esad rejimi ile sorunlarına da siyasi bir çözüm arayan Türkiye’nin bu diplomatik hamleleri Kürtlerin kazanımlarını sınırlamak üzere yapılıyor” deniyor.

Raporda “Rusya NATO ittifakını bozmaya ve ABD-Türkiye gerilimini arttırmaya çalışıyor” deniyor.

Rapor, “Suriye’de Türkiye ile ABD’nin çıkarları, örneğin YPG ile çatışmanın derinleşmesi ile geri dönülmez olarak farklılaşır, Rusya da Ankara’nın çıkarına olan gerçek tavizler verirse Türkiye Batılı ortaklarını kısa vadeli kazanımlar için dışlayabilecek adımlar atmayı isteyebilir, bu da onu ileride Rusya’nın baskı yapması halinde yalnız bırakabilir. Bu bağlamda Amerika’nın bunu pazarlık konusu olarak kullanmak yerine Türkiye’nin toprak bütünlüğünü korumak konusundaki NATO kararından geri adım atmaması bölgesel istikrar açısından hayati bir dayanak olacaktır” deniyor.

5) Ermeni soykırımını prensipli ama provokatif olmayan bir biçimde tanıyın

Raporda Ermeni soykırımı konusunun kararlı ama cezalandırıcı olmayan bir biçimde ele alınması gerektiği belirtilirken “Uzun zamandır her iki partinin de başkan adaylarının göreve geldiklerinde Ermeni soykırımını tanıma vaadinde bulunması standart uygulama haline gelmiştir. Adaylar başkan olduklarında bunun Türkiye ile ilişkilere vereceği zararı öğrenerek geri adım atmaktadır” deniyor.

SOYKIRIMI OBAMA TANISIN

Raporda, “En önemlisi, soykırımı şu anda görevi devretmekte olan başkan tanırsa, bu yeni gelen yönetime bu konuda daha fazla özgürlük ve manevra kabiliyeti tanıyacaktır” deniyor. 

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları