IRAK’TA DEMOKRASİNİN GÖZYAŞLARI kitabı Duygu Sucuka ' nın kaleminden yayınlandı.IRAK’ta Demokrasinin Gözyaşları adlı kitabı 14 Mart 2017 piyasaya çıkmıştır.

Kitabın önsözü ise şöyle !

Ortadoğu. Tarihin her diliminde kanla sulanmış toprakların hâkim olduğu, gizem dolu bir coğrafya. Kendi kendine değil hep dışarıdan bakanların gözüyle, sözüyle, düşüncesiyle yönetilmek istenen bir coğrafya. Tarih dilimlerinin en sonuncusunda halklarının gözyaşı döktüğü, mülteci olduğu, savaşların bitmediği, terörün cirit attığı, zengin enerji kaynaklarına sahip bir coğrafya.

Ortadoğu ülkelerinin yakın tarihteki savaş, saldırı, terör, göç, vs. olguları hep başkalarının bir takım hesapları çerçevesinde şekillenmiştir. Körfez Savaşı, Irak’ın işgali, Arap baharı, Suriye iç savaşı; bu bölgede zemin-mekân-silah temini ile yaratılmış ve bölgenin bataklığa dönmesi için desteklenmiş olan terör örgütleri; terör örgütleri elemanlarının birtakım ülkelerin gizli servisleri tarafından eğitilmesi ve gözyaşı seli, kan gölü içinde kendine sığınacak yerler arayan aç-susuz-perişan halklar. İşte Ortadoğu’nun günümüzdeki kader çizgisi. Bu kötü kaderi hep başkaları yazdı, sahneledi ve bu coğrafyanın insanına oynatıyor.

Medeniyet süsü takmış canavar cehaletin iki adım önünde ve tüm ipler elinde. Bu coğrafyanın yarınını hiçbir filozof tanımlayamaz, hiçbir falcı bilemez, hiçbir âlim tahmin edemez.

Türkiye kendini Ortadoğu ülkesi olarak görmek istemese de, yarım asra yakın süredir yaşadığı her türlü siyasi olumsuzluğun, terör saldırılarının önemli nedeni, Ortadoğu meselesi kaynaklıdır.

Türkiye de çok çekti Ortadoğu üzerine oynanan oyunlardan ve çekmeye devam ediyor. Kürt siyasi hareketiyle Türkiye’yi zora sokmak isterlerken, Kuzey Irak gibi bir dipsiz kuyudan Türkiye’ye yöneldiler. Irak’ı işgal ederken Arap baharını planlayıp birçok Ortadoğu ülkesini ateş çemberine soktular. Liderler, diktatörler öldü. Ama iç kargaşalar bitmedi. Vaadedilen demokrasi halkların yüzünü güldürmedi.

Yıllardır yakından takip etmeye çalıştığım, sosyal sorunlarının incelenip çözüm aranmasına destek olmak amaçlı çaba harcadığım, araştırma ve gözlemlerimi kamuoyu ile paylaşmak amaçlı yazılar, kitaplar yazdığım Türkiye’min Güneydoğusu, aslında Ortadoğu’da hesapları olanların hedefinde idi. Daha öncesinden Arap-İsrail savaşları, Arap ülkelerinin kendi aralarındaki savaşları ve günümüzdeki iç kargaşalar, yıkılan yönetimler, ne derseniz deyin adına, bu coğrafyanın perişanlığıdır topyekûn hepsinin adı. Ve o perişanlığın adı Büyük Ortadoğu Projesidir (BOP). Başkalarının çıkar hesaplarıdır.

Bugün Ortadoğu coğrafyasında en büyük ıstırabı Irak ve Suriye halkları yaşıyor. Bu ülkelerdeki iç savaşlar arzu edilmediği boyutlara taşmış durumda. Uzun yıllardır ne olup bittiğini anlamaya çalıştığımız Irak’ta ne olup bittiğini söyleyebilecek bir tek kişi var mıdır? Bu meraklarım etrafında zaman zaman okumaya, araştırmaya, yazmaya çalıştım. Görmek istediğim ülkelerin başında geliyordu Irak. En sonunda gittim, gördüm, konuştum, araştırdım. Ve bu kitabı yazdım. Biraz sosyolojik, biraz siyasi, biraz gezi-gözlem, yani birçok açıdan anlatmaya çalıştım kısa kısa bu şarkın efsane, tarihin dokunaklı ülkesini. Değişik konumdaki İnsanlarla sohbet ettim, o sohbetleri hiç değiştirmeden burada vermeye özen gösterdim. Çünkü bir yerdeki yangını en iyi tarif edecek kişi o yangının ortasında kalmış kişidir.

Kitapta yer yer 2003 sonrası Irak’ın 2003 öncesi Irak’la kıyaslaması yapılmaktadır. Getirilen demokrasiden bir şey anlamayan halk üstüne üstlük bir de mezhep çatışmalarının ortasında kalmış, ülkede can güvenliği önemli ölçüde hasara uğramıştır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları