Eski İstanbul Belediye Başkanı Prof. Dr. Nurettin Sözen, AKP'nin "İstanbul çöp deryasıydı" yalanına cevap verdi.

İstanbul Eski Belediye Başkanı ve tıp doktoru Prof. Dr. Nurettin Sözen, AKP'nin "İstanbul çöp deryasıydı" yalanına cevap verdi.

CanAtaklı'nın "Yazı İşleri" programına konuk olan Sözen, Tayyip Erdoğan'nın "çöp deryası" propagandasına cevap verdi.

'MAHCUP OLMUYORLAR, UTANMIYORLAR'

"15 milyon insanın, İstanbul'un çöpünün imha edilmesi ne kadar önemlidir, bunu farkındaydım. Gelir gelmez bu işe el attım. Artı, belki Avrupa ülkelerinin çoğunda bile olmayan, hastane çöpleri ayrı olarak toplanır- daha önce hepsi bir aradaydı. Kanserli de mikroplu da... Her türlü hastane atıkları, onların hepsi diğer çöplere karıştırılırdı. Ve beraber imha edilirdi. Üstelik çöp imha merkezlerinde çalışan insanlar, oradan ekmek kazanan insanlar vardı. Ve bu hastane çöplerinden dolayı da tabii onlar zarar görürlerdi. Artık hastane çöpleri ayrı olarak toplanıyor ve bir fabrikada ortadan kaldırılıyor... Şimdi bu gerçekler dururken, çöp yığınından bahsetmek... Kötü niyet, istismar... Yalan söylemek... Şunu düşünür insan: Ya insanlar çağrışım yapar da bu işi araştırırlarsa... Dünyanın en büyük çöp imha organizasyonunun yapıldığını görürlerse... Mahcup olmaz mısınız? Hastane çöplerinin ayrı toplandığını görürseniz mahcup olmaz mısınız? Elli tonluk kamyonlarla çöplerin döküleceği yere kadar götürüldüğünü görürseniz mahcup olmaz mısınız? Mahcup olmuyorlar... Utanmıyorlar. Ve buradan oy devşirmeye çalışıyorlar."

"Ben sosyal demokrta bir belediye başkanıyım. Bununla övünüyorum. Bu düşüncelerimi savunacağım her yerde. Emek en yüce değerdir. Bu da işçinin emekçinin sendikalaşması demek. Sendikalarında grev diye bir silahı vardır. Dolayısıyla grev yapacak, hakkı. 5 yıl içerisinde iki veya üç kez grev yapılmıştır. Ben grevcilere gidip, müzakereler devam ederken grev gömleği de giydim. Bundan da hiç gocunmam. Benim siyasi anlayışım gereği emekten yana olmam gerekiyordu. Grev nedeniyle iki gün çöp yığınları oldu. Grev nedeniyle. Basına o grevler sırasında basına verdiğim yanıt şudur: Ben, çöp yığınlarının ve bunun yanında da grev hakkının olmadığı bir toplumda yaşamaktansa, grev hakkı olan, sendikası olan ama grev dolayısıyla çöp yığınları olan bir toplumda yönetici ve yurttaş olmayı yeğlerim."

"Ama şu anda öyle bir grev olsa, hükümet hemen ulusal güvenlik edeniyle yasaklar. Zaten sendikalaşma bitmek üzere, insanların sendikalaşması engelleniyor. Sadece hükümete yakın sendikalara olanaklar tanınıyor. Ve grev yapma hakkını çok nadiren görüyoruz. Hemen hükümetin müdahalesi oluyor. Dolayısıyla çöp olayını rutin bir olay veya hep çöp varmış gibi düşünmek çok ayıp."

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları



Disqus Yorumları